23 Şubat Cuma

Haftanın En İyileri

İlgili İçerikler

Süleyman Soylu açıkladı! İşte Erdoğan’ın masasındaki son anket

TGRT Haber’e katılan Bakan Soylu’nun açıklamalarından satır başları şöyle; (İMECE’nin uzaya fırlatılması) Türkiye değişim ve yenilikler ülkesi. Bir taraftan sabah vatandaş telefonunu açtığında yepyeni bir gelişmeyle karşılaşıyor. Elektro optik kamerası olan, yerli ve milli TÜBİTAK tarafından üretilen ve artık görüntü aktarımı konusunda da gerek afet yönetimi olsun gerek yerel yönetimler ve çevre şehircilik olsun bütün bunlarla ilgili kapasitemizin daha fazla geliştirecek, genişletecek ve bizim olan bir İMECE uydusuyla güne başladık. Allah’a şükürler olsun. Stratejimiz çok başarılı bir şekilde devam ediyor.

(Bakan Soylu’nun katıldığı programa Togg ile gelmesi) Araba sürmek güzel bir şey, Togg’u sürmek çok daha güzel. Çok esnek bir araba. Sempatik, sürüş sempatisi olan bir araba. Tasarımından tutun sürüş keyfine kadar her şey, güvenliğine kadar her şey en ince noktasına kadar iyi tasarlanmış, iyi realize edilmiş, bunun dışında da seri bir araba. Sessiz bir araba ve en önemlisi, otururken başka araçlara, böyle bir duygunuz var mı bilmiyorum ama ‘öteki’ gibisiniz. Fakat Togg bizim olduğu için öteki gibi değilsiniz.

DEPREM BÖLGESİNDE SON DURUM NE?

6 Şubat gerek tarihi itibarıyla gerekse yaaşdıklarımızla bir milattır. Bunun değerlendirmesini böyle ortaya koymak lazım. Milat olmasının sebebi de şudur: Burada karşı karşıya kaldıklarımız, yaşadıklarını anlatan, ki ben 2’nci depremde oradaydım. Birinci depremin sesini, etkisini, yaygınlığını, aynı anda sonuçlarını bir kıyametle karşılaştıran çok sayıda depremzede hemşerimizi gördüm. Çığlıkları, bağırışmaları… Bunu deprem olarak, afet olarak tarif etmek tam yaşadığımızın karşılığı olmayacakmış gibi geliyor.

Biz önceden de depremler gördük, afetler gördük… Evet depremin bir yıkıcı etkisi oluyor, büyük maliyetleri oluyor. İnsanımızı, canımızı kaybediyoruz ama bu başka bir şey. Biz 3 fay kırığına kadar çalıştık doğru, ama 7 fay kırığıyla ilk kez karşı karşıya kalıyoruz. 11 vilayetin tamamını etkileyen, vatandaşımızın deyimiyle ‘küçük kıyamet’i yaşamış olduk. 26 bin sadece arama-kurtarma yapılan enkaz var, bu az bir rakam değil. Biz acil yıkılacak-yıkılmış binaların enkazlarını taşıyoruz. 57 bin.. Bağımsız bölümden bahsediyor değilim. Sadece Hatay’da günlük 14 bin kamyon seferi var.

“EN ÖNEMLİ SÜREÇLERDEN BİRİ DE…”

Geçici barınmayı devam ettirmeye çalışıyoruz. Vatandaşlarımız evlerinde depremlerden sonra yıkıntılar sebebiyle geçici barınmaya geçtiler. Geçici barınmada daha sonra konteynera, bir yıl içinde de tekrar evlerine geçecekler. Böyle bir döngüyü ortaya koymaya çalışlıyoruz. En önemli süreçlerden biri de geçici barınmayı yönetmek. Bu esnada milyonlarca insan şehirden tahliye oldu. Bu da bizim bir stratejimizdi. Tüm alanı yönetebilmek için… Hiç olmazsa bir bölümü başka bir ilde, ilçede hayatlarını geçici bir süre de olsa devam etmelerini sağlayabilmek hükümetimizin, afet yönetimimizin bit stratejisiydi ve biz bunu sağladık.

Çok ciddi seferberlik ortaya koyduk. 730 binin üzerinde çadır kurduk. Çadırların hepsini altyapıları hazırlanmış, yanında tuvaleti-banyosu olan, çamaşır-kurutma makinesi olan, standardı her gün yükselttiğimiz sürece çevirdik. Konteyner kent alanlarına konteyner kentler kurmaya başladık. 2 ay içerisinde 100 bin kuracağız, sonrasında 200 bin kuracağız… Yağmurlar altyapıda aksamalara neden oldu ancak gece-gündüz çalışarak devam ediyoruz. Sadece konteynerları getirip koyuyor değiliz, bir ilçenin altyapısı nasıl hazırlanıyorsa kanalizasyonu, yolu, eğitim tesisi, yönetim binası… Ona göre hazırlıyor devam ettiriyoruz.

DEPREM BÖLGESİNDE ESNAFLAR

Belli bir süreden sonra insanlar diyor ki “Biz hayatımızı yeniden olağanlaştırmalıyız, dükkanımızı açmalıyız”. ‘Bizim şu ihtiyaçlarımız var’, ‘Bu ihtiyaçlarımız var. Giderilmesi lazım’ diyorlar… Şehrin bütün dinamiklerini yeniden harekete geçirmek için gayret sarf ediyorsunuz. Ne istediklerine yönelik altyapılarını, yeniden ‘Bismillah’ demeleri için istedikleri imkanları değerlendiriyoruz. Bu arada çalıştığımız insanların büyük bir bölümü depremzede. Belediye başkanları, tarım müdürü, kaymakam… Onları rehabilite etmeye çalışıyor, depremden alıp çıkarıp hayatın ve karşı karşıya kaldığımız sorunların çözümüne yönelik beklentileri ortaya koymaya çalışıyorsunuz.

Hemen işine başlamak isteyen esnaflara yeni yerler tasarladık. 10 bin 500 esnaf dükkanı kuruldu. Bu rakamın 15 bini aşacağını değerlendiriyoruz. Şu anda 6 bin 500’ü ‘Bismaillah’ dedi, işe başladı. Bunun 8 bin üzerindekini bağış aldık.

DEPREM BÖLGESİNDE ENKAZ KALDIRMA ÇALIŞMALARI NE DURUMDA?

Orada büyük bir enkaz var ve şu anda kaldırılıyor. Sadece Hatay’da günlük 14 bin kamyon seferi var, 57 binin üzerinde bina var. Bu enkazın kaldırılması 2 aşamada gerçekleştiriliyor. Birinci aşama deprem zamanı yıkılmış ve kaldırılması gereken, aynı zamanda tehlike arz eden ve acil yıkılması gereken konutlar. Sektörler oluştu, baklava dilimi gibi düşünün. Kimi kamu kurum ve kuruluşları, kimisi belediye araçları… Bunların enkazların döküleceği yerden taşınacağı alana kadar hepsi teker teker planlandı.

Hatay dün gece saat 01.00 itibarıyla yüzde 75’e kadar gelindi. Nerede gelindi? Yıkılmış ve acil yıkılacak… Diğer illerde de yüzde 90’ları aştık. İnanıyorum ki bayrama kadar diğer vilayetlerde bu tamamen acil yıkılacak ve yıkılmış binaların enkazları kalkmış olacak.

Koskoca alanlar, arsalar oluşuyor. Ondan sonra da ağır hasarlı binaların yıkımına başlanıyor. Bunun için de bir öngörümüz var. 3-3.5 ay içerisinde bunun da önemli bir bölümünün bazı illerde tamamının Hatay’da da önemli bir bölümünün tamamlanacağını düşünüyorum. Bu esnada sadece bununla kalmadık. Elbette Çevre, Şehircilik Bakanlığı, Bakanlığımızın yetkilileri, AFAD, yeni bir planlama ortaya koydu. Biz köylerde bu konutlar nerede yapılacak? Yer tespiti meselesi AFAD’a ait. Yani köylere gidiyor diyor ki, ‘Ben bu yer tespitlerini yapıyorum.’ Diğer şehirlerdeki yer tespitleri meselesini de AFAD-Çevre Şehircilik ama daha çok Çevre Şehircilik’in koordinasyonunda tespitleri yapılıyor. Ama bu yer tespitlerinde ilgili belediyeler, ilgili valiliklerle birlikte yapılıyor. Ama yine şehrin eşrafıyla Sanayi Odası, Ticaret Odası, belediyesi, kanaat önderleri, muhtarları… Şehrin yaşayanları ile beraber hem şehrin alt yapısı gözetiliyor hem fay hattı gözetilerek bir vesileyle bu şehrin nereye kurulabileceğini var olan yerde ne kadar konut olup olmayacağını, ticaret alanlarının, spor alanlarının, kültür alanlarının nereye oluşturulabileceği tasarlanan istişare eden ve imkanlarla bunu değerlendiren bir süreçte de burada yaşanıyor.

KALICI KONUTLAR 1 YILDA BİTECEK Mİ?

Hem şehrin altyapısının-zemininin gözetilerek, hem fay hattı gözetilerek bu şehirlerin nereye kurulabileceği, konutların nasıl olacağı, sanat-kültür alanlarının nerelere tasarlanacağını değerlendiren bir süreçten geçiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız bir süre söyledi. Biz ne söz vermişsek, Recep Tayyip Erdoğan ne söz vermişse, sadece bina yapmadan, oranın ekosistemini yeniden harekete geçirecek, ticart-eğitim-sağlık-sanat-kültür hayatını ve o şehrin tarihi mirasını yeniden harekete geçirecek anlayışı inşallah bir yıl içerisinde oradaki hemşehrilerimizle buluşturacağız.

AK PARTİ’NİN SEÇİM ÇALIŞMALARI

Her siyasi parti kendine ait stratejilerle seçime girer. Çünkü yaptıkları var, yapacakları var. Seçmenine, vatandaşına, ülkesine önerdikleri var. AK Parti, sayın Cumhurbaşkanımızın ve AK Parti Genel Merkezi’nin ortaya koyduğu strateji ile beraber seçime gidiyor. Önümüzdeki 5 yılda sayın Cumhurbaşkanımız açıkladı, Biz Türkiye Yüzyılı’nın 5 yılında neler yapacağız? Hukuktan demokrasiye kadar alt yapıdan sağlığa eğitime kadar güvenliğe kadar ne ortaya koyacağız ve ne gerçekleştireceğiz? Bunu sayın Cumhurbaşkanı bu çalışmaların neticesinde ortaya koydu. Çalışmaların bir bu ayağı var. Yani bir parti programı ayağı var.

3 DÖNEM KURALI KARARI

Bir Cumhur İttifakı programı ayağı var. Aynı zamanda bir de adaylar var. TBMM’de bunu kimlerle yapacaksınız? Kampanyayı kimlerle yapacaksınız? Bir bu ayağı var. Bütün bu ayaklar tamamlandı ve bu ayaklar içerisinde parti bir karar verdi. Cumhurbaşkanımız da bir karar verdi. Mesela 3 dönem kararı. AK Parti bir ilke partisi. Bir kural partisi. İlkeyi neye kuruyorsa ona tabir olan bir anlayış meydana getiriyor.

AK Parti’nin bir özelliği var. Türk demokrasisinin tecrübeli partisi. En tecrübeli. Sadece yaşadığı siyasal hayat boyunca değil iktidarda kalmasıyla, karşı karşıya kaldığı sorunları yönetmesiyle birçok sorunla karşı karşıya kaldık.

3 dönemle ilgili bir karar alındı. Vekillerimizde yüzde 65-70’lik bir değişim söz konusu. Bu bir bayrak yarışı, bir sistemden bahsediyorum. Koskoca bir ülke yönetiyorsunuz. Burada bayrak yarışı yapılacak. En önemli mesele milletin önüne çıkabilmeye layık olabilmek. Bu süreçlerde elbette ki biz de önümüzdeki 5 yıl kendi davamız, partimiz Türkiye’yi daha iyi idare eddebilsin diye neler yapabileceğimizi ortaya koyacağız

‘CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ’NİN ÖNEMİNE VURGU YAPTI

Parlamenter sistem olsaydı pandemide hükümet düşmüştü. Parlamenter sistem olsaydı bir dolar krizinde, döviz krizinde veya saldırısında hükümet yerle yeksan olmuştu. Çünkü onun için hazırlanıyor. ‘Bir dolay saldırısı yapanyım’, ‘Bir kriz oluşturayım’, ‘İktidarı zedeleyim’, ‘Başka ülkelerde yaptığımı Türkiye’de de yapayım’. Fakat bugün Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi tamamen krizlere panzehirdir. Bütün krizleri nasıl yönteceğine yönelik bir panzehir ortaya koymuştur. 5 yıllık süreç içerisinde gördüklerimiz var, tecrübelerimiz var ve bilgilerimiz var.

Elbette bir takım düzenlemeler, bir takım düzeltmeler, bir takım adımalar atılmasına imkan verilebilecek bir tecrübemiz oldu. Bu tecrübemizin de zamanı ne zamandı? 5 yıl bunun için tecrübeyi oluşturabilecek bir dönemdir. 5 yıl sonra seçime giderken yeni adım ehliyeti seninle görecekse o süreçte bunları düzeltebilme imkanına sahip olabilirsiniz.

Ama Parlamenter Sistem ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi kıyas kabul etmez. Ben çok açık söylüyorum. Parlamenter Sistemin bakanlığını da yaptım. Başbakanlık koridorlarında ve bürokratik koridorlarda hep beraber dağılıp gidiyorduk. Şimdi öyle değil. Attığımız adımları, atacağımız adımları Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde Cumhurbaşkanımızla olabilecekleri sayın Cumhurbaşkanımıza kendimiz yapabileceğimizi, birçok yetki bizde, kendimiz. Eğer arkadaşlarımızla yapabileceklerimiz varsa bir araya gelip Bakan arkadaşlarımızla yapabilme kabiliyetine sahibiz.

İstanbul 2. bölgeden milletvekili adayıyız. Büyük de bir heyecan yaşıyoruz. İnşallah hem partimizin güvenini mahcup etmeyecek hem de milletimizin güvenini mahcup etmeyecek bir kampanya olacak.

ERDOĞAN’IN MASASINDAKİ SON ANKET

Toplumun önüne kimse ben seçim kaybedeceğim diye çıkmaz. Çıkmamalı! 35 yıldır aktif siyasetin içindeyim. Bir tecrübemiz var ve sahayı görüyorum. Vatandaşımızın neler söylediğini çok net duyuyorum. Siyaset rasyonel ve bilimsel bir meseledir. 1995 Gaziosmanpaşa ilçe başkanlığından beridir araştırmalar yapıldı. Biz bugün birinci turda Allah’ın izniyle Cumhurbaşkanlığını alıyoruz. Yüzde 50’nin bir, bir buçuk puan üzerinde… Şunu çok net bir şekilde söyleyeyim. Biz bu farkı çok daha iyi bir noktaya taşıyabilecek adımların atılabileceğini, kampanyamızı öyle yürüteceğimizi ve aynı zamanda da özellikle sayın Cumhurbaşkanımızın açıklamadığı seçim beyannamesinin böyle bir sonuç oluşturacağını Türkiye geleceğini ve Türkiye Yüzyılı’nın ortaya koyduğu Cumhur İttifakı, parti ve sayın Cumhurbaşkanımız üçgeninde ulaşabileceğine inanıyorum.

MUHARREM İNCE’NİN ADAYLIĞI

Her seçimin kendine ait bir süreci vardır. Şöyle bir durum var. Birinci seçimde kazanacağız bizi çok etkileyecek bir faktör değil.

“DAĞLARDA 88 TERÖRİST KALDI”

Yeşil Sol Parti aslında HDP’dir. CHP, PKK’nın enkazı HDP’yi taşımıştır. PKK ve HDP Kılıçdaroğlu’nu desteklemekte. Kılıçdaroğlu ‘PYD terör örgütü değildir’ dedi. CHP’den vaatleri doğrulama var. FETÖ’cüleri kamuya döndürecek olan CHP’dir. Dağlarda 88 terörist kaldı. Evlatlarımızı katlettiler. Belediyeleri PKK yönetiyordu. Sokağın tozunu emmiş adamım. 2014 yılında Ağrı’da yenilenen seçime gittim. 18 yaşındaki kız HDP’nin yöneticilerini parmağında oynatıyordu.

(CHP’li Sezgin Tanrıkulu’nun ‘PKK silah bırakma sürecine girecek’ açıklaması) Dayağı yiyip tepesine bindiğiniz anda ‘Silah bırakalım’ derler. Sınırlarımızın ötesinde kahramanlık öyküleri yazılıyor.

SIĞINMACI SORUNU

Tarihin en büyük göç dalgasıyla karşı karşıya kaldık. İstikametimizden rotamızdan sapmadık. Dünyanın en büyük sınaması göç sınamasıdır. Suriye’de gezen bir kardeşiniz olarak söylüyorum. 2 milyon Afgan’ın İran sınırında nasıl bekletildiğini bildiğim için söylüyorum. 3 milyon 420 bin Suriyeli var. 550 bin Suriyeli geri dönmüştür. Suriyeli 239 bin Suriyeli vatandaş olmuştur. Suriyeli Türkmenleri de artık vatandaş yapmaya başladık. 10 bini aşkın Uygur Türkünü vatandaş yaptık.

Milliyet

Popüler İçerik