28 Şubat Çarşamba

Haftanın En İyileri

İlgili İçerikler

Bakan Soylu: 81 ilin valisi bayramın 1. günü deprem bölgesinde olacak

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Haber Global’de gazetecilerin gündeme dair sorularını yanıtlıyor. İşte Bakan Soylu’nun açıklamalarından öne çıkan satır başları:

4-5 günlük kısa tedavi ile aşabiliyorum. Kahramanmaraş’ta bir fizikçim vardı. L4, L5’te fıtık var dedim. Bu fıtık 35 yıllık arkadaşım benim. Üşütmemek lazım. Şanlıurfa’da sel oldu. Terleyince hemen üstümü değiştiririm. Çocuklarla fotoğraf çektirirken ben tutmam çocukları korumalarım tutar. Çünkü bir anda kitlenebilir. Orada da ayaklarım ıslandı. Öyle bir hastalık atlattık.

DEPREM BÖLGESİNDE SON DURUM

6 Şubat’taki depremi şöyle tanımlamak lazım. Bizim bilim insanlarımız var. Onların söylediği bir şey var; biz 3 faya kadar çalıştık ama burada 7 fay kırıldı. 26 binin üzerinde enkaz var. 120 bin kilometrekare alanda deprem oldu. Hollanda’dan büyük. Kahramanmaraş’a inmek istedik, inanamadık. Gaziantep’e indim. Oradan Maraş’a giderken Nurdağı’nda yollar kırıktı. İlk 3 günü şöyle değerlendirmek lazım. Devletin harekete geçmesi gerekir ama oradakiler de depremzede. Herkes harekete geçti. Devlet bütün unsurlarıyla yola çıktı. Şimdiye kadar çok tatbikat yaptık. Bu deprem yerkürenin en büyük depremi. Bu depremden Tekirdağ’dan İstanbul’a kadar tüm kamu ve kuruşların arama kurtarma araçları yola çıktı. Netice itibariyle 26 binin üzerinde enkaz var. Herkes büyük bir mücadelenin içerisindeydim. O gün 5 buçuk gibi AFAD’a geldik ve 4. seviye çağrı yaptık. Bu uluslararası bir çağrıdır. 4. seviye alarmını alan herkes harekete geçti.

“TOPLAM ÇADIR MİKTARI 762 BİNİ AŞTI”

Burada iki aşama var. Birinci aşamamız geçici barınmadır. İkinci aşama konteynırdır. Temizlik, sağlık gibi tüm ihtiyaçların karşılanması gerekiyor. Şehir ne kadar boşaltılırsa, o kadar rahat çalışabileceğim mutabakatına vardık. Sonra ‘Evim Yuvam Olsun’ kampanyası başladı. Tahliye 3,5 milyonu aştı. Onlar şehrin dışına çıkarıldı. Şuana kadar toplam çadır miktarı 762 bini aştı. Çadırlarda kalan insan sayısı 3 milyonu geçti. Gidenlerin bir kısmı geri geldi. Burada çadırlarda kalanların hepsi binaları yıkılanlar değildi. Hafif hasarlı olanlar da kaldı. 28 bin artçı deprem oldu. Bu sayı arttıkça vatandaş korktu. Doğalgazlar açıldıkça vatandaşların normale döndüğünü varsayıyoruz. Tuvalet, duş kurduk. Her çadırkentte ve konteyner kentte doktorumuz, öğretmenimiz var. Bunları söylerken bunların da depremzede belediye olduğunu hatırlamak lazım. En önemli yerlerden biri de köyler. Ne talepleri varsa tamamen yapabilecek bir kabiliyet ortaya koyduk. Esnaf tabi yıkıldı. Bir kısmını tamir ettik. İkinci olarak da boş sanayi siteleri bulduk ve esnafı oraya getirdik. Şuana kadar 7 bin 500 dükkan oldu, çarşıların içindeki dükkan sayısı.

“81 İLİN VALİSİ BAYRAMIN 1. GÜNÜNDE DEPREM BÖLGESİNDE OLACAK”

72 bin 813 konteyner kuruldu. Her gece 2 milyon iftar veriyoruz. Her gün 1,5 milyon ekmek dağıtılıyor. LGS ve YKS sınavına çalışan çocuklarımıza o konteyner alanının dışında alanlar oluşturduk. Servislerle taşıdık. Çocuklarımız, sınavlarına başka yerlerdeki çocuklar gibi hazırlanma fırsatı bulsunlar diye. Bütün bu süreçlerle ilgili her sabah bütün illerde toplantılar yapıldı. Her detayı tek tek takip ettik. Hala da takip ediyoruz. Kalıcı konutlar konusunda da hızlı davranılıyor. 85 milyon topyekün büyük bir mücadele içeresinde olduk. Herkes elinden geleni yaptı. 3 milyon gıda kolisi dağıttık sadece. Bağışçılar hiç durmadılar. Biz kalıcı konuta geçene kadar bu yardım devam etmeli. Yemeğin 1 yıl devam etmesi lazım. Kuru gıda temel ihtiyaç. İç çamaşır ihtiyacı çoktu ama şuan azaldı. Kahvaltılık söyledim. İnsanlar sabahları çorba içiyorlar. İnsanlar normalde çorba içmiyorlar. Vatandaş bir süre sonra kahvaltılık istemeye başladı. Ben de sıralama yapıyorum. Kahvaltı da önceliklerden bir tanesi. Kimin ne söyleyip ne söylemediği önemli değil. Türkiye’de birkaç kurum TOKİ aracılığıyla kalıcı konut yapmaya çalışıyor. Bayraktar bunlardan bir tanesi. 81 ilin valisi bayramın 1. gününde deprem bölgesinde olacak.

“TÜRKİYE YÜKSELDİKÇE DALGALAR SERT VURMAYA BAŞLADI”

Biz Cumhuriyeti kurduktan sonra bir slalom içerisine girdik. Siz bu ülkeyi nasıl kurarsınız diye. 300 yıldır ilk kez bu topraklar toparlanıyor. İlk kez yukarı doğru ivmelenmeye başladık. Türkiye yükseldikçe dalgalar sert vurmaya başladı. İlk denemesi Gezi olaylarıydı. İkinci deneme 17-25 Aralık’tı. Daha sonra 6-8 Ekim olayları geldi. Bundan 80 yıl önceki olayların aynıları ama türevleri değişmiş. 6-8 Ekim olayları da devletin otoritesine yönelik bir saldırıydı. 15 Temmuz hadisesini yaşadık. Bu o dalganın gemi boyunu aşmış haliydi. 15 Temmuz’u kim yaptıysa, Gezi’yi de o tetikledi. Türkiye, kendi özgürlük ve hürriyet bandını genişlettikçe dalgaları sertleştiriyorlar. Bu iklimi çok örselemişlar. Birileri buralardan istismar oluşturmaya çalışmışlar. Kürt meselesi üzerinden, Alevilik meselesi üzerinden. Burada bir zemin oluşturmuşlar. Ben buna fay hattı diyorum. Tayyip Erdoğan 2002’de bunun önlemlerini aldı. Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin düşünmeyeceği fersah fersah adımlar attı. Bu meselelerin hepsi bir vesileyle karşı karşıya kalındığı andan itibaren içimizde ve dışımızda da tehdit oluşturuyor. 3 milyon 420 bin göçmen var. 300 bin de diğer milletlerden var. 1 milyonun üzerinde de ikametliler var. Onlar normal burada çalışıyor. Türkiye’nin altyapısının güçlülüğünü gören dış dünya, Kapalı Maraş’ın açık Maraş’a haline getirilmesini gören dış dünya telaşlanıyor. Darbeyle, Geziyle yapmak istediler olmadı. Şimdi daha önceden beri olan tüm güçleri harekete geçirdi. PKK’lılar var, LGBT’ciler var, bir takım yazar çizer ve sanatçı tayfası var. Kimle irtibat kurmuşsa şuanda sahaya sürmüş durumda. Bu bir Amerikan aklıdır.

Milliyet

Popüler İçerik